18 Nisan 1990 Çarşamba

35.2.7 Araçlarda Yozlaşma

Otobüse bindiniz.
Yaşlısınız.
Oturmak istersiniz.
Ama yer verecek bütün gençler uyumakta.
Ya da uyur gibi yapmakta.

***
Hastaneden çıktım.
Baktım iyiyim.
Otobüse bindim.

Yan yana iki delikanlı oturuyor.
Biri bana yerini verdi.
Şaşırdım.
Pencerenin yanı.
Hemen oturdum.

***
Otobüs bir sonraki durakta durdu.
Bir hanım bindi.
Ben yaşta.
Hiç kimse yer vermedi.
Üzüldüm.

Yanımda oturan delikanlıya,
”Siz verin” dedim.

Vermedi.

“Ama sizin anneniz de öbür otobüste ayakta gidiyor” dedim.

Omuzunu silkti.

***
Avrupa yakasına gitmiştim.
Geç vakit döndüm bu yakaya.
Taksi kuyruğu vardı iskelede.

“Sıraya gir” dedi değnekçi.
Girdim.

Sıra bana geldi.
“Nerede oturuyorsun” dedi.

Söyledim.

Gideceğim yeri yakın buldu.
Uzakta oturan yolcuya öncelik verdi.
Kuyrukta bir ben kalana kadar bunu hep yaptı.

***
Her zaman sürücünün yanına otururum.
Kalçamdaki protezler nedeniyle.
Oturur oturmaz da açıklarım.

Acaba bu neden yanıma oturdu demesin diye.

Arabaya binince camı açtım.
Değnekçiye, “Benim hakkımı yedin. Seni şikâyet edeceğim” dedim.

***
Sürücü arabayı henüz çalıştırmıştı ki durdurdu.
“İn aşağı” dedi.

Kızmıştı. Değnekçiyi şikayet edeceğim diye.

***
Kedi gibi büzüldüm. İnmek istemiyordum.
Saatlerce ayakta durmuştum.
Yorulmuştum.

Sürücü kontağı kapattı. “Gitmiyorum” dedi.

“Ama” dedim. “Bana bu yaptığının tıpkı eşini bir başka sürücü de senin annene yapıyor. Çünkü toplumda yozlaşma başlamışsa eğer, yalnız bir araçta başlamaz, bütün araçlarda başlar” dedim.

Uzun uzun suratıma baktı.
Ne düşündüyse düşündü.
Kontağı çevirdi.
Yola çıktık.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme