25 Ağustos 1990 Cumartesi

38.16 İKİ GÜZEL İNSAN

Bugün Milas’a gittim.

İzan Hastanesine.

Orada iki tane doktorum var.

Birbirinden güzel.

Yalnız doktorlarım değil,

doktorlarımın sekreterleri de güzel.

***
Kadim dostum Yüksel Akbuğ ile kararlaştırmıştık.

Ben Bodrum’a gelince beraber gidecektik.

Nitekim bu sabah erkenden yola çıktık.

Benim Ramazan Başkan ve Özgür Ekiz için,
arkadaşımın Özgür Ekiz ve Metin Can için,
önceden alımış randevularımız vardı.

***
Bodrum – Milas arası 45 kilometre.

Yol güzel.

Çam ormanları daha da güzel.

Bir de sahil boyunca sıra sıra dizilmiş beton yığınları olmasa.
Eskiden Güvercinlik’e gelince denizi görürdük.

Ah! Bodrum, Ah!
Sen böyle mi olacaktın?

Ah! Bodrumlu Ah!
Seni böyle mi yapacaklardı?

***
Ben geçen yaz birdenbire hastalmıştım. Bunun öyküsünü, “Anadolu’da Bir Hastane. Hastanede Bir Doktor. 4 Lira 20 Kuruşluk Bir İlaç" yazımda uzun uzun anlatmıştım. Anlattığım; hastalık kadar, belki hastalıktan daha da çok, Dr. Ramazan Başkan’dı. Bana can vermişti. Beni yeniden dünyaya getirmişti.

Bugün kendisine “Hasan” başlıklı yazımı verirken, “Size teşekküre geldim. Niçin teşekküre geldiğimi bu yazıyı okuyunca anlayacaksınız.” dedim.

***
Dr. Başkan’ın bir sekreteri var.
Seçilmiş bir sekreter.
Nalan Şakar.

Bugün ona da teşekkür ettim.
Çünkü o hiç arkamdan gülmedi.

Güldü.
Beni sevgiyle kucaklarken.

***
Kardiyolog Özgür Ekiz’i de geçen yıl tanımıştım.
Eskilerin deyimi ile müstait (doğuştan yetenekli, kabiliyetli) bir doktordu.

“Günde bir tane Coumadin alıyorum demişti. Ben o hastayı bir kez daha görmek istiyorum." diye haber göndermişti.

Bilmiyorum günde kaç hastaya bakıyordu.
O yoğunluğa karşın hastayı hatırlıyordu.
İlgileniyordu.

***
Bugün ona da teşekkür için gittim.

Kapıda beni sekreteri Saniye Yılmaz karşıladı.
Gülücüklerle.

Dr. Ekiz ne mi yaptı beni görünce?

“Ben Hasan” dedi.

***
Çok güldük.

O gün onlar gülmüştü.
Bugün biz güldük.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme