9 Ağustos 1990 Perşembe

19.9.4 SİNEMA

Sinema açısından o yıllarda çok şanslı sayılmazdık. Çünkü, batıda oynayan filmler Türkiye'ye iki-üç yıl sonra gelirdi.

Bu nedenle yurtdışına gittiğimde hemen sinemaya koşardım. Koşardım ama çok seçici olmuştum. Çünkü, 1960'larda, Fransız Kültür Merkezi'nde, çok kaliteli filmler gösteriliyordu. Hiç Fransızca bilmediğim halde, büyük bir zevkle seyrediyordum.

Ve anlıyordum da.

Yalnız, bir akşam, senaryosunu Alain Robbe - Grillet'nin yazdığı "Geçen Yaz Marienbad"da filmini seyrediyorduk. Filmin en kritik yerinde adam kadına birşey söyledi. Tek bir kelime. Çok önemliydi.

Yanımda oturan arkadaşım Mahinur Saru’nun kulağına, ancak onun duyabileceği bir sesle, "Ne dedi" dedim.

O sessizlikte sesim çınladı.

Herkes güldü.

Ben de.

Sonra Sinematek günleri başladı.

Ingmar Bergman”ın "Sessizlik" filmini seyrettiğimde şaşkına dönmüştüm.

Bilgi Yayınevi, 1965-66-87 yıllarında Ingmar Bergman'ın "Yaban Çilekleri", "Yedinci Mühür", "Sessizlik", "Aynadaki Gibi" filmleri ile Antonioni'nin "Gece" filminin senaryolarını bastı.

Ben sinemanın da tiyatro gibi ciddi bir iş olduğunu bu senaryoları okuduktan sonra anladım.

Sight and Sound'a abone olmuştum. Amerika’dan gelirdi. Aylık bir dergiydi.

O dergiden çok şey öğrendim. Örneğin, Bellocchio’nun "Cepteki Yumruk" filmi.

Bir sinema sever dostum olan Oğuz Onaran'a Selanik Caddesi boyunca o filmi heyecanla anlatırken o da aynı heyecanla, “nerede gördünüz” diye sormuştu. “Görmedim. Okudum” demiştim.

Durakalmıştı.

Seneler seneler sonra 29. Uluslararası İstanbul Film Festivali kapsamında 02 Nisan 2010 gecesi Bellocchio’ya Yaşamboyu Başarı Ödülü verildi. Ve "Cepteki Yumruk"tan parçalar gösterildi.

Sonra Bellochio sahneye çıktı. Bir konuşma yaptı. Serra Yazıcı Türkçeleştirdi.

Yarım asır önce Selanik Caddesi'nde yaşadığım heyecanın tıpkı eşini o gece tekrar yaşadım.

Türk filmlerine gitmezdim. Annem çok kızardı. Türkan Şoray hayranıydı. Onun filmlerini seyretmemekle çok büyük hata yaptığımı söylerdi.

Annemin ne kadar haklı olduğunu çok sonra anlayacaktım.

Bugün ben de bir Türkan Şoray hayranıyım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder