25 Ağustos 1990 Cumartesi

38.432 NARDUGAN

HER YIL, EN KISA GÜN VE EN UZUN GECE OLAN 21
ARALIK’TA, SÜMEROLOG MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ’IN
“NARDUGAN” YAZISINI SİZLERLE PAYLAŞIRIM.

BU YIL DA AYNI ŞEYİ YAPIYORUM VE “YENİDEN DOĞUŞ
BAYRAMINIZ” KUTLU OLSUN DİYORUM.

BİR ŞEY DAHA YAPIYORUM.

BODRUM KUMBAHÇE MAHALLESİ’NİN MEYDANINDA BU
BAYRAMI KUTLAYAN BAŞTA AYŞE TEMİZ OLMAK ÜZERE
TÜM KATILIMCILARA SELAM OLSUN DİYORUM.

***
Hıristiyanların İsa'nın doğuşu olarak kutladığı Noel bayramı,
çok eski Türklerin yeniden doğuş bayramıdır.

Türklerin, tek Tanrılı dinlere girmesinden önceki inançlarına göre,
yeryüzünün tam ortasında bir akçam ağacı bulunuyor. Buna hayat
ağacı diyorlar. Bu ağacı, motif olarak bizim bütün halı, kilim ve
işlemelerimizde görebiliriz.

Türklerde güneş çok önemli. İnançlarına göre gecelerin kısalıp
gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık'ta gece gündüzle savaşıyor.

Uzun bir savaştan sonra gün geceyi yenerek zafer kazanıyor.
İşte bu güneşin zaferini, yeniden doğuşu, Türkler büyük şenliklerle
Akçam ağacı altında kutluyorlar.

Güneşin yeniden doğuşu, bir yeni doğum olarak algılanıyor.
Bayramın adı NARDUGAN (nar=güneş, tugan, dugan=doğan)
Doğan güneş.

Güneşi geri verdi diye Tanrı Ülgen'e dualar ediyorlar. Duaları
Tanrıya gitsin diye ağacın altına hediyeler koyuyorlar, dallarına
bantlar bağlayarak o yıl için dilekler diliyorlar.

Bu bayram için, evler temizleniyor. Güzel giysiler giyiliyor.
Ağacın etrafında şarkılar söyleyip oyunlar oynuyorlar. Yaşlılar,
büyük babalar, nineler ziyaret ediliyor, aileler bir araya gelerek
birlikte yiyip içiyorlar.

Yedikleri; yaş ve kuru meyveler, özel yemek ve şekerleme.

Bayram, aile ve dostlar bir araya gelerek kutlanırsa ömür çoğalır,
uğur gelirmiş.

Akçam ağacı yalnız Orta Asya'da yetişiyormuş. Filistin'de bu ağacı
bilmezlermiş. Bu yüzden bu olayın Türklerden Hıristiyanlara geçtiği
ve bunu da Hunların Avrupa'ya gelişlerinden sonra onlardan görerek
aldıkları söyleniyor.

İsa'nın doğumu ile hiç ilgisi yok.
 "Doğum, güneşin yeniden doğuşu"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme