31 Ağustos 1990 Cuma

38.455 HARİTA METOD DEFTERİ

HACI İZZET PAŞA SOK.

SEFA APARTMANI.
EN ÜST KAT.

MUTFAK PENCERELERİ KARŞI KARŞIYA.

SOKAK KAPILARI DA.

BALKONUN ORTASINDA KAFESTEN
AHŞAP BİR BÖLME.

KARŞI SAHİL ÜSKÜDAR.
SAĞ TARAF TOPKAPI SARAYI.
HEMEN BİTİŞİĞİ HALİÇ.

SOL TARAF BOĞAZİÇİ KÖPRÜSÜ.

***
GECENİN BİR VAKTİ.
HERKES KENDİ BÖLMESİNDE.

O ANLATIYOR.
BEN DİNLİYORUM.


DÜNYA UYUYOR.

BİZ UYANIK.

ELİNDE AHŞAP BİR TEPSİ.

ÜZERİNDE İNCE BACAKL İKİ KADEH.

ZANNEDİYORUM Kİ TÜM HAYATI
O BALKONDA ANLATTIKLARI 
KADAR.

AMA “HARİTA METOD DEFTERİ”Nİ OKUYUNCA
ANLIYORUM Kİ O ANLATTIKLARI MEĞER HİÇMİŞ.

***
İSMET İNÖNÜ, “BİR İNSAN ÖMRÜNE SIĞAN
DEĞİŞİKLİKLER HAYRET VERİCİDİR” DER.

“HARİTA METOD DEFTERİ”Nİ OKURKEN HEP BU
ÖZDEYİŞİ HATIRLADIM.

***
METİN CELÂL, 2015’TE TÜRK EDEBİYATI'NIN İLK
ONBİRİ OLARAK MURATHAN MUNGAN'IN
"HARİTA BETOD DEFTERİ"Nİ GÖSTERMİŞ.

***
BİR ANI KİTABI BU KADAR ZENGİN OLABİLİR Mİ?

ÇOK İNSAN VAR.
HEPSİNİN ADI VAR. YAKINLIK, UZAKLIK, AKRABALIK
KOMŞULUK, HATTA YENGELİK.

FARK ETMİYOR. HEPSİ ADLARIYLA 
ANILIYOR.

CADDELER, SOKAKLAR, ARA SOKAKLAR,
AŞAĞI YOLDAKİLER. YUKARIDAKİLER.
ESKİLER. YENİLER.

MARDİN, İSTANBUL, ANKARA, İZMİR.
VE DİĞERLERİ. ADLARIYLA. TARİFLERİYLE.

***

1990’DA YAZDIĞI “MAVİ BONCUKLU KIZ” ÖYKÜSÜNDE:

(...) Mardin’den her geldiğimizde kaldığımız bir yerdi Demir Otel

ve çocukluğumda önemli bir yeri vardı. Ona ilişkin anılarımı, 

çocukluğumu ve ilk gençliğimi anlatmakta olduğum yaşam
öyküsel 
romanım “Harita Metod Defteri”ne saklıyordum (...)

DİYOR.

BÖYLECE "HARİTA METOD DEFTERİ”Nİ KAÇ YILDA
YAZDIĞINI ÖĞRENMİŞ OLUYORUZ.

KOLAY YAZILMIYOR.
HİÇBİR ŞEY KOLAY YAZILMIYOR.

BEN DE ON BEŞ YILDA YAZDIM.

***

ELEŞTİRMENLER “HARİTA METOD DEFTERİ”NİN
CESUR BİR KİTAP 
OLDUĞUNU SÖYLÜYORLAR.

CESUR OLMAK KOLAY MI? 


ÖRNEĞİN, BEN CESUR OLDUM MU?

OLDUMSA NE KADAR OLDUM?

(...) ANLATACAK ÇOK ANIM VAR.
AMA ANLATMAK İSTEMİYORUM (...) DİYORUM.
ANILARIMIN BİR YERİNDE.

DAHA MÜSVEDDE HALİNDEYKEN ANILARIMI
OKUYAN MURATHAN MUNGAN, ANLATMAK
İSTEMEDİKLERİME HİÇ HOŞGÖRÜ GÖSTERMİYOR.
"ANLATMALISINIZ" DİYOR.

HATTA, "MADEM ANLATMAYACAKTINIZ NEDEN
ANILARINIZI YAZDINIZ" DİYOR.

HAKLI. AMA BU DA BİR YETİŞTİRİLME TARZI.
“SAKLAMA” MERAKLISI 
BİR AİLEDEN GELİYORUM.

BU BAZEN GAZETE KESİNTİLERİNİ SAKLAMAK OLUYOR,
BAZEN DE BİLDİKLERİNİ.

***

MURATHAN MUNGAN, “PARANIN CİNLERİ”Nİ
KIRK YAŞINDA YAZMIŞ.

“HARİTA METOD DEFTERİ”Nİ ALTMIŞ.

BENCE HER İKİSİ DE ERKEN YAŞTA YAZILMIŞ KİTAPLAR.
MURATHAN SEKSEN YAŞINDA BİR ANI KİTAP DAHA
YAZMALI  DERİM.

***

Metin Celâl, “İyi ve açık sözlü bir biyografik çalışma.
Derin araştırmalara dayanan bir kent monografisi.
Yazarın gelişim, oluşum sürecini ele aldığı bir anlatı.
Nasıl tanımlarsanız tanımlayın “Harita Metod Defteri”
iyi bir kitap. Keyifle, merakla okudum” demiş.

BEN KEYİFLE OKUMADIM.
NEFESİMİ TUTTUĞUM,
BİR SONRAKİ SAYFAYA GEÇEMEDİĞİM,
GÖZLERİMİN BUĞULANDIĞI,
BU KADAR DA OLMAZ DEDİĞİM
ANLAR ÇOK OLDU.

EVET. METİN CELÂL’E KATILIYORUM.
İYİ BİR KİTAP.

AMA MURATHAN MUNGAN’IN HANGİ KİTABI
İYİ DEĞİL Kİ...

***

KİTABI BENDEN ÖNCE BİTİREN ARKADAŞIM.
“SEN DE VARSIN” DİYOR. 


(...) Komşum Olcay Akkent’ten öğrendiğim gibi bir
zamandır buğday unuyla yapmaya başladığım sakızlı
muhallebim nedeniyle teyzemden duyabileceğim en
güzel iltifatı aldım. (...) s. 362

ÇOCUKLAR GİBİ SEVİNİYORUM.
ÇOCUKLAR GİBİ.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme