19 Ekim 1990 Cuma

38.21 BEKLEYECEĞİM

Emekli maaşımı Ziraat Bankası'ndan alıyorum.
Diğer şubelerinde de var mı bilmiyorum ama
Bodrum'dakinde var.

İskemleye oturuyorsunuz
karşınızdaki ekranda ya bir hanım ya da bir bey oluyor.
Konuşa konuşa işlemleriniz yapılıyor.

Teknoloji.
Giderek beni daha çok şaşırtan teknoloji.

***
Bu kez gittiğimde bir bey vardı.
Genç bir bey.
Çok da güler yüzlü.
Tabii onu güler yüzlü yapan ben.

Tatlı dille konuşarak,
"ne kadar da yakışıklısınız" diyerek.

Ama karşılık alamayınca sitem ederek, sonunda,
"Güzelliğiniz karşısında dilim tutuldu" dedirterek.

***
Bir yandan maaş almanın keyfi.
Bir yandan verdikleri kırk liralık zammın sevinci.
Bir yandan güne güler yüzle başlamanın mutluluğu.

***
İşlemler bitti.
Sıra vedalaşmaya geldi.

***
"Siz bana hizmet ettiniz, ben de karşılığında size bir şeyler yapabilmeliyim.
Örneğin, Yunuslar Fırını'ndan aldığım bu iki poğaçayı, şu kutuya koyup,
para gönderir gibi, size gönderebilmeliyim” dedim.

Yalnız ekrandaki bey değil,
Bankadakiler de gülüyor.

Sonra ekrandaki genç beye doğru uzandım.
“Bunun gerçekleşeceği güne kadar bekleyeceğim” dedim.

Artık sokaktan geçenler de gülüyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme