9 Haziran 2010 Çarşamba

17.HÜSEYİN MAZHAR BEY


Sadaret’te (Başbakanlıkta) Evrak Mümeyyizi olan dedem Hüseyin Mazhar bey, 5. Ordu - yu Hümayun 1.Tabur Katibi İbrahim Hilmi efendi ile Mabeyinci Şakir beyin kızıHayriye hanımın oğlu. Dedem ile anneannem akraba. Her ikisi de İsmail Ağa'dan geliyor. 


Ba
şbakanlık Arşiv Genel Müdürlüğü'nden sağladığım dört sayfalık bir özgeçmişe göre dedemin okul veçalışma hayatıözetle şöyle:

"
Bin iki yüz yetmişüçsene i hicriyesinde (1) Dersaadet'de (2) tevellüd (3) etmiştir. Hazine - i Enderun - ı Hümayun mektebinde müretteb ulumu bittahsil şehadetname almıştır. Türkçe kitabet eder. Bin üçyüz bir senesi şehr - i şaban - ı şerifinde (4) yirmi sekiz yaşında olduğu halde Daire - i Celile - i (5) Sadaret (6) Uzma Evrak Odası'na (7) mülazimetle (8) dahil" dendikten sonra, önce aldığı maaşlar, sonra rütbeler, ödüller ve nişanlar sıralanmış arkasından da, "Enderun - ı Humayun'da bulunduğu müddet zarfında bir gune su-i hali olmayup ifay-ı hüsn-i hizmet eylediği gösterilmiş olmağla ilave ve tezyil edildi" diye bitirilmiş
.

(1) Hicri 1273 = Miladi (1857)
(2) Dersaadet = Ba
şkent
(3) Tevell
üd = Doğma, doğum
(4) Hicri 1301 = Miladi 1885
(5) Celil = 
Çok büyük, ulu
(6) Sadaret = Ba
şbakanlık
(7) Uzma = Azamet, ulu, g
örkem
(8) M
ü
lazim = Namzet memur olarak

***
Dedem, 6 Haziran 1327 (1911) senesinde 907 kuru
şaylıkla emekli olmuş. 1333 yılının son ayının son günlerinde (26 Aralık 1917) vefat etmiş.

Ben anılarımın aileye ait kısmına bir türlü başlayamadım. Çünkü büyüklerim ölmüşlerdi. Yanlışı-doğruyu soracak kimsem yoktu. Bu bana biraz korku veriyordu. Örneğin, dedem Enderun'dan mezun olmuştu. Ama ben Enderun'un ne olduğunu bilmiyordum. Öğrenmek istiyordum. TopkapıSarayı'na gittim. Sarayın iç 
avlusundaki duvarlardan birinde Enderun hakkında bir pano vardı. Hemen not aldım.

ENDERUN

  1. Enderun Teşkilatı, Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu Devleti Teşkilatları örnek alınarak kurulmuştur. Osmanlı padişahları15. yüzyılın ilk yarısından 17.yüzyılın sonlarına kadar devam eden Devşirme Teşkilatı gereğince Müslüman dini esasları ve Türk kültürü ile eğitilmiş kendilerine sadık bir kul sınıfı yetiştirerek, bunların bir kısmını Saray'da, bir kısmını da orduda eğittikten sonra devletin büyük görevlerine tayin etmişlerdir. 18.yüzyıldan itibaren bu göreve yavaş yavaş Türkler getirilmiştir. Saray Devşirmeleri Enderun'a İç Oğlanı yetiştiren Edirne, Galata ve İbrahim Paşa Saraylarından seçilerek alınırdı. Büyük ve Küçük Oda'larda tahsillerine devam ederlerdi. Bu Oda'lar 1675 yılında Edirne, Galata, İbrahim Paşa Sarayları Teşkilatı ile lağvedilmiştir. Enderun'daki eğitim, Küçük ve Büyük Oda, Seferli, Kilerli, Hazine ve Hasoda koğuşları aşamalarıyla sürerdi. Spor, eğitim, müzik, din eğitimi gibi o dönemde öğrenilebilecek ihtisas konularını öğrenirlerdi. Eğitim bittikten sonra yüksek devlet memuru, vali, paşa olarak dış hizmete atanırlardı. Enderun eğitimi almış olan devlet görevlilerinin yükselebilecekleri son aşama vezirlik ve sadrazamlıktı.

Bu notu aldıktan sonra Arşiv Dairesi'ne gittim.  Bana Enderun Mektebi Mezunlar Defteri’ni gösterdiler.  Dedemin ismi sayfanın başında duruyordu.  Aldığı notlar sırayla yazılmıştı. Çok heyecanlandım. Tuhaf duygular yaşadım. Dedem hayattaymış gibi geldi. Sanki Üsküdar'a gidecek ve "dedeciğim, bakın sizin sınıf geçme notlarınız" diyecektim.

***
Aydın bir Müslüman olan dedem hat çalışmaları yapmış. Akşam eve geldiğinde köşesine çekilir elişi yaparmış. O kadar ki ilk çocuğu Refia teyzem evlenirken bir yatak örtüsü, iki kırlent ve bir de şase işlemiş. Petrol rengi atlas üzerine sarı pulla işlenmiş bu takımın bir kırlentini ciciannem bana vermişti. Ben de yıllar sonra Refia teyzemin torunu Zeynep Bayav'a verdim.
***
Nişantaşı’ndaki konak satıldıktan sonra anneannem,  dedeme "camii bol biz Üsküdar'a gidelim" demiş. Dedem de "Peki" demiş. Bir gün Şemsipaşa'da gezinirlerken sahile yakın bir yerde yan yana iki arsa görmüşler.  Arsa köşe başındaymış.  Anneannem kimse yanına ev yapmasın diye yanındaki arsayı da almış. Evin yapımı sırasında arsaya yakın bir yerde, bir ev kiralamışlar.  Hatta Üveis dayım 1900 yılında o evde dünyaya gelmiş.  

Dedem temel atarken niyeti 
üç katlı bir ev yapmakmış. Ama ikinci kat bittiğinde sağ tarafına inme inmiş. (Felçolmuş). Hemen çatıyı kapatmış. Dedem aylarca yatmış ve bir arkadaşına, "ben bu elimle kuran yazdım. Niye o elim böyle oldu" diye sormuş. Arkadaşı da, "belki o elinle bir kaza yapacaktın, Allah engel oldu" demiş. Dedem teselli bulmuş.
Üsküdarda, Ayazma Mahallesi Hasbahçe sokağında 1900 yılında temeli atılan ev 1905 yılında bitmiş.

Üsküdar'daki evin inşa ruhsat tezkeresi
30 Temmuz 1321 (1905)



Doğduğum ev.







Bu fotoğraf photoshop'tur. Besim Çeçener'in 'Üsküdar Anıları' kitabında olan Nurettin Atadeniz'e ait  köşk ile o kitapta olmayan ama 1928 yılında sofasında doğduğum için benim için çok değerli olan evi birleştirdim. Bu ahşap evimizin yerinde şimdi bir apartman var. Adı: Mazharbey Apartmanı.

(Bugün 16 Temmuz 2017. Cumhuriyet Gazetesi'nde bir ölüm ilanı var. Besim Çeçener vefat etmiş. Çok üzüldüm. Keşke kendisini tanıma fırsatım olsaydı ve o photoshop'u gösterebilseydim. Ne yazık ki hayat hep böyle "keşke"lerle dolu).

***
Aydın bir Müslüman olan dedem hat çalışmaları yapmış.

Akşam eve geldiğinde köşesine çekilir elişi yaparmış. O kadar ki ilk çocuğu Refia teyzem evlenirken bir yatak örtüsü, iki kırlent ve bir de şase işlemiş. Petrol rengi atlas üzerine sarı pulla işlenmiş bu takımın bir kırlentini ciciannem bana vermişti. Ben de yıllar sonra Refia teyzemin torunu Zeynep Bayav'a verdim.

***
Üveis dayım, 1928 yılında ahşap olan evimizi Nordstern Sigorta Şirketi'ne sigorta yaptırmış. Şirket, tarihi değeri olan bu Poliçe'yi 1974 yılının Nisan ayında çıkardıkları bir dergiye aynen koymuş. Ben de bir hatıra olarak buraya koyuyorum.




***
Hüseyin Mazhar Bey 
(1857-1917)

Resimde, dedemin yanında bir çocuk var. Acaba kim? Yoksa ilk torunu Saadettin mi? Annem, dedemin yanındaki çocuğun fesinin tam ortasındaki iğneyi uzun uzun tarif eder, saraydan gelen bir armağan olduğunu söylerdi. Acaba doğru mu hatırlıyorum.





Rüştiye Mektebi şakirdanına mahsus tahsinname.

Nişan-ı Mecidi
Bâb-ı Âli Evrak Odası hulefasından Saadetlü Mazhar Beyefendi’ye 3. rütbeden buyurulan Nişan-ı Osman-i Zişan-ı Berat-ı Âlisi. Kalem-i Nişan-i Hümayın. 1324 (1908). II. Abdülhamid tarafından öyle bir şey yok.





ZARFIN İÇİ
Nişan-ı mecidi
Bâb-ı Âli Evrak Odası hulefasından Saadetlü Mazhar Beyefendi’ye 3. rütbeden ihsan buyurulan Mecid-i Nişan-ı Zişan-ı Berat-ı Âlisi. (1327-1911)
Sultan Reşad tarafından verilmiş.

Bab-ı Âli Evrak Odası hulefasından Rıf’atlu Mazhar Bey’e Sadrazam Kamil Paşa’dan…
Dedem Hüseyin Maskar Bey’in yeni yıl (Sali Cedit) dolayısıyla padişaha sunduğu tarihin beğenildiğini tebşir eden 4 Ağustos 1306 (1888) tarihli tebliğ yazısı. (Hâl tercümesinde padişah tarafından 10 altın hediye edildiği yazılı.)

Sadrazam Kamil
1. Dedemin maaşına 100 kuruş zam teklifi.
2. Bunun mümkün olmadığını bildiren yazı.
3. 100 kuruş zam teklifinin verilmesine dair emir. 

Sadrazam Rıfat’ın bir kısım memurlara verilecek rütbe, derece ve nişanlarla ilgili 5 Kanunu Evvel 1312 ve uygun olduğunu bildiren cevap.

Dedem Hüseyin Mazhar Bey’e derece verilmesini gösteren belge.  

Utufetlu Efendim Hazretleri 

Vezaif-i mevdualarını rüyetmendane ve mukaddemanı ifa etmekte olmalarından naşi şayan-ı taltif-i âli olan Amid-i Divan-ı Hümayun hulefasıyla, Mektub-u Sadaret ve Bab-ı Ali evrak ve şifre kalemleri zabitan ve hulefasındah leffen arz ve takdim kılınan iki kıt’a pusulada esamisi muharrer elli zatın isimleri hizasında gösterilen rütbe ve nişen-i âliler ve madalyalarla taltifleri hakkında her ne vecihel irade-i seniyye-i nazreti hilafetpenahi şeref müteallık buyurulur ise mantuk-u âlisi infaz olunacağı beyanıyla tezkire-i senaveri terkım kılındı efendim. 2 C Ula 1318/15 Ağustos 1316, Sadr-ı Azam Rıfat 

YAN YAZI 

Maruz-u çakerkeminelerdir ki, Reside-i desti ta’zim olup melfuflarıyla manzur-u âli buyurulan işbu tezkere-i seniyye sadaretpenahileri üzerine mucebince irade-i seniyye-i cenabı hilafetpenahi şerefmüteallık buyurulmuş olmakla ol babda amr u ferman hazreti veliyyülemrindir. 4 C Ula 1318/17 Ağustos 1316


Utufetli Efendim Hazretleri 

Umûr-u memuriyetlerini rüyetmendane ifa etmekte olmalarına mebni sezâdâr-ı atıfesine olan amide-i Divan-ı Hümayun Odası ve Mektub-u Sadâret ve Divan-ı Hümayun ve Bab-ı Ali evrak Odası hulefasından leffen arz ve takdim olunan pusulada esamisi muharrer zevatın; iki ûla sınıfı ûla, ve üç ûla sınıfı sânisi, ve iki sâniye ve iki sâlise rutbeleriyle üçüncü rutbeden bir kıt'a Osmâni ve rutbe-i mezkûreden iki Mecîdî ve dördüncü rutbeden iki Osmâni ve rutbe-i mezkûreden bir Mecîdî nişanı âlileri i'tasıyla taltifleri hakkında her ne vecihle irade-i seniyye-i hazreti Hilafetpenahi şerefsunuh ve sudur buyurulur ise mantuk-u münifi infaz edileceği beyanıyla tezkire-i senaveri terkîm kılındı efendim. 29 Ramazan 1319/ 27 K. Evvel 1317 

Sadrıazam Said 

YAN YAZI 

Maruz-u çâkerkemineleridir ki, Resîde-i dest-i ta'zim olup melfûfûyla manzur-u âli buyurulan işbu tezkire-i sâmiye-i Sadaretpenâhileri üzerine mûcebince irade-i seniyye-i cenabı Hilafetpenahi şerefsudur buyurulmuş olmakla ol babda emr u ferman hazreti men lehulemrindir. 16 Şevval 1319/ 13 K. Sâni 1317 

Şehr-i Yâri ser katip Tahsin

TEKAÜT SANDIĞI MAAŞLARI İÇİN
92 VE 93 SENE - İ MALİYESİNE MAHSUS SERGİDİR

İşbu serginin hanelerinde muharrer maaşın mutasarrıfı her ay ahirinde olayın hanesine mührünü basıp bu sergiyi hazineye getirecek ve mühürlenmiş olan haneyi kendisi kat' (kesme) ve tefrik etmeyerek mutlaka hazinedeki memurine kestirip maaşını alacak. Ve bu Sergi gene sahibinin yedinde kalacaktır. Ve şayet ay ahirinde mühürlediği bir ayın hanesine kendisi kat' ve sergiden tefrik edip de hazineye getirir ise kabul olunmayacağından ol ayın maaşını alamayacaktır. Ve mahlul olan maaşların Sergisi halli vukuu tarihinde iptal olunacaktır.


Utufetli Efendim Hazretleri 

Mektub-u Sadaret Kalemi mütemeyyizane hulefasından saadetlu HİKMET, ve Bab-ı Âli Evrak Odası mümeyyizi sânisi REFET beyler ile mezkûr oda hulefasından MAZHAR Bey'in umûr-u memuriyetlerini mukaddemane ifa etmekte olmalarına mebni şayeste-i âtıfe-i seniyye olduklarından Hazine-i Celile'ce Hindistan umerasından Mehmed Bey'e mahsus olup cinayetle mahkum olmasından nâşi kat' olunan bin üçyüz elli kuruştan garaz-ı tahsis-i bâki kalan altı yüz elli kuruştan iki yüz ellişer kuruşun mûma ileyhimden HİKMET ve MAZHAR Beylerin ve yüz elli kuruşun REFET Beyin maaşı hâlilerine zammıyla Dahiliye tahsisatına nakli tensib olunmuş olmakla ol babda her ne vecihle irade-i seniyye-i hazreti Hilafetpenahi şerefsunuh buyurulur ise mantuk-u celili infaz olacağı beyanıyla tezkire-i senaveri terkîm kılındı efendim. 

27 R. Ahir 1317/ 22 Ağustos 1315 

Sadrıazam Rifat 

YAN YAZI 

Maruz-u çâkerkemineleridir ki, 

Res'ide-i dest-i ta'zim olup manzar-u âli buyurulan işbu tezkire-i sâmiye-i Sadaretpenâhîleri üzerine mücebince irade-i seniyye-i cenabı Hilafetpenahi şerefinüteallık buyurulmuş olmakla ol babda emr u ferman hazreti men lehulemrindir. 10 Cunadelahire 1317/ 3 .... 1315 

Şehr-i Yâri ser katip Tahsin


Dedem yukarıdaki kuponlardan birer tane kopararak (Her ay mı yoksa üç ayda bir mi alıyordu bilmiyorum) emekli maaşını alıyormuş.

1 yorum:

  1. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından kaldırıldı.

    YanıtlayınSil