31 Temmuz 2015 Cuma

1.HATIRLADIKLARIM VE HATIRLAMADIKLARIM

Beklenen Gün geldi.

Anılarım sizlerle buluşmaya hazır.
Size bir tık mesafesi kadar yakın.

Okuyun.
Eleştirin.
Yanlışları bulun.
Doğruları yazın.
Ama muhakkak Yorum yapın.

Çok emek ürünü olan bu anılar
bilin ki bunu hakedecek.

***
Ben kısa hikayeler gibi yazdım.
Ama uzun anlattım.
Çok lafım olduğu için mi?
Yoksa anlatmasını sevdiğim için mi?
Bilmiyorum.

***
Yazdıklarımı kitap okur gibi okuyun.
Nasıl ki bir kitabı bir günde bitiremiyorsak
bu anı - kitabı da zamana yayın.

Tadını çıkara çıkara okuyun.
Ben öyle yazdım.

***
On beş yıl sürdü yazılması.
Ama Yaprak Çetinkaya sayesinde kısa bir sürede Blog’laştı.

Yaprak benim torunum.
Evet, evet torunum.

Çünkü o kadim dostum Devlet İzbudak’ın torunu.
Öyleyse benim de torunum.
Ama aynı zamanda arkadaşım.

***
Blog’laşma sürecinde Yaprak’la çok yazıştık.
Ondan çok şey öğrendim.
O da öğrendi.
Bana öğretirken.

***
Bir ara paniğe kapıldım.
Ya bitmeden ölürsem diye.

Ona söylediğimde, “Bunu ben de düşündüm. Sorumluluğu alacağım.
Yoluma devam edeceğim. Anılarınızı muhakkak yayımlayacağım” dedi.

İşte dostluk.
Huzur veren dostluk.

***
Bir tek ricam var.
Ben size gönderiyorum.
Siz de dostlarınıza gönderin.
Ne kadar çok insan okursa ben o kadar mutlu olurum.

Yalnız bu anıların her hakkı saklıdır. Bu Blog’da yer alan yazılar
ve fotoğraflar benim iznim olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz,
çoğaltılamaz, kullanılamaz, dağıtılamaz, yayınlanamaz.

Buna sadık kalacağınızdan emin olarak bu anıları sizlere sunuyorum. 

Kolay gelsin,
Olcay Akkent

***
Anılarıma bir düzeltme ile başlamak istiyorum.

Bey, Hanım, Teyze, Amca gibi sözcükler büyük harflerle yazılması gerekirken bey, hanım, teyze, amca olarak yazılmıştır.

beyin, hanımın, teyzenin, amcanın kesme imi ile yazılması gerekirken bu da yapılmamıştır.

Geriye dönüp bu hatamı düzeltmek çok zaman alacağından, nasıl başlamışsam öyle sürdürmek
tercih edilmiştir.

Sevgiyle,
Olcay Akkent

***
Bir konuya daha değinmek istiyorum.

Hepimizin çok iyi bildiği gibi daktiloda veya  bilgisayarda yazarken çok harf hatası yaparız. Ne kadar dikkatle okursak okuyalım gözümüz bizi aldatır.  Yanlışımızı göremeyiz. Bunun bir tek çözümü vardır o da birinin yazdığını bir başkasının okumasıdır. 

Böyle bir yardımlaşmayı istemek zordur.  Hatta imkansızdır. Ama kadim dostum Hanife Tanışan bunu yapmak istediğini söyledi.   İnsanın böyle kahraman dostları da olabiliyor.  Hayret !

Zannetmeyin ki sevgili dostum Tanışan yalnız harf hatalarını düzeltiyor.  Hayır. O eskilerin deyimi ile musahhihlik (düzeltmenlik) de yapıyor.

Kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır. 

Sevgiyle,
Olcay