Bir sonbahar günü yolda yürürken Nushet Baban’a rastladım.
“Nereye gidiyorsun” dedi.
Söyledim. “Gel seni Torba’ya Gazanfer’e götüreyim” dedi.
Bodrum böyle bir yerdi.
Yahut biz o günlerde böyle yaşıyorduk.
Bir yere gitmek için yola çıkar, başka bir yere giderdik.
Gazanfer beyin evi neredeyse Torba’nın bittiği yerdeydi.
Yıllar önce Gazanfer bey o kadar çok “Bodrum” anlatırmış ki dinleyenlere bıkkınlık gelirmiş. Ve o zamanlar bedava denecek kadar ucuz olan o yerlerle hiç ilgilenmezlermiş.
Tabii sonra çok pişman olmuşlar.
***
Nushet bey sahildeki bahçe kapısından, tepedeki eve bağırdı.
“Gazanfeeeeer, bak sana kimi getirdim."
Kapı açıldı.
Bir hanım çıktı.
“A, Olcay” dedi.
Nushet bey çok şaşırdı.
Kim olsa şaşırırdı.
***
Nedret, Gazanfer beyin hanmı idi.
Çamlıca Kız Lisesi’nde, kırk yıl önce, beraber okumuştuk.
Sınıf arkadaşı mıydık ?
Okul arkadaşı mıydık ?
Hatırlayamadım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder