8 Nisan 2010 Perşembe

26. GEZİLER

Yurt içi ve yurtdışı gezilerimin hemen hepsinden mutlulukla dönerdim. Bilmediğim yerleri görmeği, bilmediğim şeyleri öğrenmeyi ve bunları başkalarıyla paylaşmayı sevdiğim için.

Her seyahatimde yanımda bir not defteri ve bir fotoğraf makinesi muhakkak bulunurdu. Ama çoğu zaman gördüğüm güzellikleri fotoğraf makinemin karelerine sığdıramazdım. O zaman kartlar alırdım.

Ankara’ya dönünce onları tarih sırasına göre dosyalar ve yanlarına not defterime kaydettiğim bilgileri yazardım.

Tiyatro, sinema, konser broşürlerini, müzelerin kataloğlarını, otobüs biletlerini, çok severek yemek yediğim lokantaların renkli mönülerini, bardak altına konan yuvarlak mukavvaları ve daha neleri evime taşırdım.

Hepsinin üzerine o günkü tarihi yazardım. O Salı’yı, ya da o Perşembe’yi yahut tam o anda söylenen bir çift sözü veya bir bakışı o tarihlere göre hatırlayacağımı zannederek.

Bunların hepsini kutulara koyardım. Üzerlerine etiketler yapıştırırdım. Onları bir dolabın içine dizerdim. Sonra açar, açar bakardım.

Hala da bakıyorum.

Bir gün bir yakınıma, “acaba benden sonra bunları kim yok edecek” dediğimde, “en iyisi sen onları, hemen şimdi, kendin yok et” dedi. “Ama ben onlarla yaşıyorum, nasıl yok ederim” dedim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder