13 Nisan 2010 Salı

24.2.11 ÇİLEK SOKAK

Çilek Sokağı çıkmaz sokaktı. Geride narenciye bahçeleri vardı.Mahalle portakal çiçeği kokardı.

Çilek Sokak'tan narenciye bahçelerine bir kapı ile geçilirdi.

O kapının ardında Mübaşir Ali amcanın hanımı Fatma hanım teyze otururdu. Bahçesinde enginar yetiştirirdi. Bazen Kibare (Uslu) ile ziyaretine giderdik. Bize elleriyle topladığı otlardan verirdi.

Sonra çıkmaz sokak çıkar sokak oldu. Narenciye bahçeleri yok edildi. Binalar yapıldı. Yollar açıldı.

Bir zamanlar Çilek Sokak. (Hasan Kaplan'ın albümünden) 
***
Çıkmaz sokak çıkar sokak olunca, insanlar benim evin önünden geçmeğe başladılar.

Uslu uslu geçseler bir itirazım olmayacak. Ama çok gürültü yapıyorlar.

Hepsi sarhoş.

Bazen sevişiyorlar.

Sevişsinler.

Ben memnun olurum.

Ama bir tuhaf sevişiyorlar.

Sanki sevişmiyorlar da dövüşüyorlar.

En kötüsü sokağa kusuyorlar ve duvarlarımıza işiyorlar. Bunları da uygar diye bildiğimiz Kuzey Avrupa'dan gelenler yapıyorlar.

***
İngilizler ise yüz karası. İlk yıllar sekreterler geldi. Sonraki yıllar hastabakıcılar. Geçtiğimiz yıl kapıcı kızları.

Bunlar paket turlarla geliyorlar. Parayı İngiltere'de tur operatörüne ödüyorlar, Bodrum'da ise hava ve su ile yaşıyorlar. Nadiren filelerinde iki şeftali veya bir kutu meyva suyu görüyorum. Diğer ihtiyaçlarını ise, bizim delikanlılar, gönüllü olarak, yerine getiriyorlar.

***
Bodrum'a hava meydanı yapılınca otelciler, motelciler, dükkan sahipleri çok sevindiler.

Zengin turist gelecek zannettiler.

İşsizlik sigortasından aldığı para ile tatil yapan, orta tabakanın altındaki İngiliz'in geldiği yere hiç aristokrat İngiliz gelir mi?

Nitekim gelmedi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder