Ben o merdivenle çıkılan köfteci dükkanını çok kişiye sordum. Adını öğrenmek istiyordum. Hiç kimse bilemedi. Ama bugün, sevgili Ayşe Temiz benim tarifime çok uyan bir yeri 'Kırık Çatal' diye adlandırdı. Acaba adını bilemediğim o yer gerçekten Kırık Çatal mıydı?
Ben bu 'acaba'nın yanıtını Ayşe Temiz'den beklerken, Ankara'dan sevgili Nurtaç Özler bir yorum gönderdi. "Evet, Olcay hanım'cığım, o söylediğiniz yerde ben de köfte yiyip, Bodrum'da üretilen keskin Dimitrakopulos şarabından içtiğimi hatırlıyorum. Arkadaşınız Ayşe Temiz haklı orasının ismi Kırık Çatal'dı. İsmiyle uyumlu olsun diye servisteki çatalların bir dişi kırıktı".
Düşünebiliyor musunuz, kırk yıl sonra o köfteci dükkanının adını öğrendim. Ayşe Temiz'e ve Nurtaç Özler'e binlerce teşekkür ediyorum. Gerçekten beni çok mutlu ettiler.
Meğer o Kırık Çatal ne kadar meşhur bir lokantaymış. Çok yakın bir tarihte Mehmet Ertüzün’ün “benim bildiklerim bu kadar...” anı kitabında da karşıma çıkmaz mı. Hem de fotoğrafı ile birlikte.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder