9 Ağustos 1990 Perşembe

19.9.2 BALE

Dışişleri Bakanlığı'nda çalıştığım yıllardı (1954 – 1958). Sevgili oda arkadaşım Pulat Tacar "Bolşoy geliyor" dedi.

Ve Bolşoy geldi. Biletler alındı. Koltuklara oturuldu. Laf gelişi "koltuklara oturuldu" diyorum. Diken üstünde seyrettik.

Bolşoy bizi şaşırttı.

Örneğin, balerinlerden biri sahnenin bir ucundan, öbür ucundaki baletin kucağına uçtuğu an bütün salon "Hiiii" diye ses çıkarmıştı.

Ne yazık ki Bolşoy bir daha gelmedi. Belki Devlet Tiyatrosu'nun sahnesini küçük buldular. Belki de başka nedenleri vardı.

Bilmiyorum.

Sonraki yıllarda Leningrad Balesi geldi. Onları da beğeni ile izledik, ama Bolşoy'u unutamadık.

1960 - 1961 sezonunda üç perdelik bir bale eseri olan "Coppelia"nın tamamını seyretmiştik.

İlk kez.

O güne kadar hep çok bilinen balelerin ünlenmiş bazı sahnelerini seyrederdik.

Binay Okurer, Coppelia’da, Swanilda başrolü ile hâlâ unutamadığım bir oyun sergilemişti.

Ve Meriç Sümen, Oytun Turfanda. Ve de diğerleri.

Hepsi Cumhuriyetin yetiştirdiği çocuklardı. Ben onlara Atatürk’ün çocukları diyorum.

"Bulutlar Nereye Gider...?"

İlhan Usmanbaş'ın 1977 yılında yazdığı yaklaşık 25 dakikalık bale müziği.

İlk gösteri aynı yıl Ankara Devlet Opera – Balesi’nde Başkoreograf Duygu

Aykal’ın görsel düzenlemesiyle yapıldı.

Bu gösterinin afişi bende. Bu afişi Yapıncak Gürerk yapmış. Naif bir resim.

O tarihlerde Yapıncak çok küçük olmalı. Çünkü sadece adını – soyadını yazmış.

Henüz imza atmasını bilmiyor.

Benim için çok değerli olan bu afiş önce Bodrum’daki evimin duvarını süsledi. Şimdi Üsküdar'daki evimin.



Ne zaman bu afişe baksam acaba Yapıncak şimdi nerede, neler yapıyor diye düşünürüm.

Ve bir gün, merak ettim, "Acaba Yapıncak Facebook'ta var mı?" dedim.

Evet. Vardı. Hemen bir mesaj gönderdim:

Sevgili Yapıncak,
Bu afişi hatırlıyor musunuz?
Altında imzanız var.
Ankara yıllarımda sizden rica etmiştim.
Bilmiyorum o zaman kaç yaşındaydınız?
Belki üç, belki beş.
Bana çok şey söyler bu afiş.
Duygu Aykal ve Yapıncak Gürerk bir arada.
Sevgiyle,
Olcay Akkent.
Aradan çok uzun bir zaman geçti.
Unutacak kadar uzun bir zaman.
Ve bir gün yanıt geldi.

Olcay Hanım,
inanın çok şaşırdım.
Bu mesajı yeni gördüm ve
benim için ne kadar güzel bir sürpriz oldu.
Resmi yaptığımda 5 yaşındaydım,
40 yıl geçmiş.
Sevgilerimi yolluyorum.
10.07.2014 19:05.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme