30 Ekim 1990 Salı

8.3 YAZMAK

Murathan, "MURATHAN '95" adlı kitabının bir yerinde şöyle diyor: "Yazı dilinin gelenekselleşmediği bir toplumda; bir de üstelik yazı dilinin bütün dünyada görsel bir bombardıman altında tutulduğu bir çağda; kimsenin mektup yazmadığı, kart atmadığı, günlük tutmadığı, anılarını gizlediği, yolculuk defteri yayımlamadığı...."

Bu satırları okurken ne kadar mutlu oldum. Çünkü ben bunların hepsini yapıyordum. Örneğin mektup yazmayı seviyordum. Kart atıyordum. Günlük tutuyordum. Anılarımı gizlemiyordum. Hatta yolculuk defteri bile düzenliyordum.

Örneğin, sevgili Melek Erbel ile 1995 yılının Temmuz ayında Şarköy, Assos, Behramkale, Kadırga, Çamlıbel Köyü, Tahtakuşlar, Zeus Altarı, Sütüven Şelalesi, Hasan Boğuldu Büveti ve Alibey Adası'nı kapsayan beş günlük unutulmaz gezimizi yazmış ve dostlarımla paylaşmıştım.

O beş günlüktü. Ama şimdi ailemi, kendimi, herkesi ve her şeyi yazmak istiyorum.

Murathan, Paranın Cinleri adlı kitabında "Mehtaplı Gecelerde hep Seni andım" başlığı altında, babası ile ilgili bir hikaye anlatır.

Benim de annemle ilgili "Ramona" adlı bir öyküm vardı.

Murathan'a gönderdim.

Beklenen telefon geldi.

"Yazmaya devam edin" diyordu.

Yazmaya devam ediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme